fbpx

Neden Şimdi? E-ticaret ve Dijital Pazarlama

neden e-ticaret

“Her kriz kendi fırsatını yaratır ancak her krizin fırsatı bu kadar açık seçik değildir”

“Her kriz kendi fırsatını yaratır ve bu krizin fırsatı tartışmasız e-ticaret ve dijitalleşme”

2020 yılı hepimiz için oldukça zorlu bir yıl oldu ve önümüzdeki yıl da bu sürecin devam edeceği yönünde. Uzmanların görüşüne göre Covid 19 tehlikesi geçse dahi toplumsal düzende kalıcı değişimler bizleri beklenmekte. Pandemi sürecinin en çok etkilediği alanlardan birisi de tüketici alışkanlıkları oldu ve bu da ticari işletmelere yeni düzene adapte olma zorunluluğu getirdi. 

Online alışveriş alışkanlığı her geçen yıl istikrarlı ve yükselen bir trend artıyordu ancak pandemi süreci bunun için bir sıçrama tahtası oldu. Hayatımızın pek çok alanında bizi olumsuz etkileyen Pandemi sürecine online olarak pazarlama  altyapılarını oluşturup hazır bir şekilde giren işletmeler bu anlamda rüzgarı arkasına aldı ancak buna adapte olamayan pek çok firma tam manasıyla kepenk kapattı. E-ticaret ve dijital pazarlama araçlarını etkili kullanabilen firmalar bu süreçten en az zararla hatta daha fazla kar ile çıktılar.  

Pandemi sürecinin ender iyi yönlerinden biri de dünyanın dijitalleşmesi yönündeki kaçınılmaz ilerleyişine hız katması olduğunu söyleyebiliriz. Geleceğe güvenle bakmak isteyen pek çok şirket online altyapıları üzerine yoğunlaştı ve ticari faaliyetlerini internet dünyasına kaydırmak için gerekli yatırımları yaptılar. 

En doğru zaman

Eğer siz de bu pastadan payınızı almak istiyorsanız bir an önce e-ticarete geçiş yapmalısınız. E-ticaret ve dijital pazarlama için hiç bir zaman geç değildir ancak pastadaki potansiyel payınız her geçen gün biraz daha azalmaktadır. E-ticaret talebindeki muazzam artışı deneyimlediğimiz şu günlerde piyasa bu talebi karşılayacak işletmelere ihtiyaç duymaktadır. Geçmişte bu alandan yatırım yapmak mantıklı idi ancak yapılan yatırımın geri dönüşü için sabırlı olmak gerekiyordu. Gelecekte e-ticaret dünyasına girenlerin karşılaşacağı en büyük problem ise pazardaki rekabetin artışı olacaktır. Şu anda “Blue Ocean” olarak görebileceğimiz e-ticaret pazarının yakın gelecekte “Red Ocean” haline gelmesin neredeyse kesin gözüyle bakılmaktadır. Bu yüzden bugün tam da e-ticarete girmek için gerekli adımların atılması gerektiği gündür. “Her kriz kendi fırsatlarını yaratır.” sözünü her yerde duyarız ancak fırsatın ne olduğunu ancak geçmişe baktığımızda anlayabiliriz. Bu seferki krizin farkı ise fırsatın ne olduğunun apaçık ortada olmasıdır. Dijitalleşme eğitimden sanayiye, ticaretten hizmet sektörüne kadar her alanda hayatımızda etkin rol oynamakta ve bu geçişi en çabuk ve doğru şekilde yapabilecek olanlar bu krizden en karlı şekilde çıkabilecek olanlardır.

Neden E-ticaret?

Daha geniş kitlelere erişim sağlar.

E-ticaretin en büyük kazanımlarından birisi potansiyel müşteri kitlenizin fiziksel pazarlamayla karşılaştırılamayacak kadar artış göstermesidir. Belli saatlerde açık olan belli bir alanda hizmet veren bir işletmenin ulaşabileceği müşteri sayısı elbette sınırlıdır ancak 7/24 hizmet veren bir online mağaza için internete erişimi olan tüm insanlar potansiyel bir müşteridir. Geriye kalan tek şey doğru pazarlama stratejilerini belirlemek ve bu potansiyel müşterileri kendinize çekmektir.

(bizimle çalışın hayatınızı yaşayın biz doğru tercihiz diyebilriiz burada)

Marka bilinirliğinizi artırır.

Bir markanın marka olarak algılanabilmesinin en önemli belirtisi marka bilinirliğinden geçer. Dijital platformlarda var olmayan bir firmanın marka bilinirliği olarak geniş kitlelere erişmesi çok ama çok zordur. Geleneksel pazarlama zamanlarından kalan bilindik firmalar var olan bilinirlikleri ile var olmaya devam edebilir ancak ticari dünyada nispeten yeni olan bir firmanın bilinirlik kazanmasının tek yol dijital dünyada var olmaktır.

Daha ölçülebilir

Hedef kitle

Her ürünün bir müşteri kitlesi vardır ve en büyük problem doğru müşteriye ulaşmaktır. Tam olarka sizin ürününüze tam olarak şu an ihtiayaç duyan müşteriye tam olarak şu an ulaşabilmenizin tek yolu dijital kanalları kullanmaktan geçer. Satış oranlarını artırmak için demografik, coğrafi, psikolojik ve davranışsal olarak segmentlere ayırıp buna göre doğru reklamlar vermeniz

‘Offline’nın Zincirlerini Kırın(yukarda bahsetmiştim)

Offline pazarlama ve işletmeciliğin fiziksel sınırları vardır. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın belirli bir müşteriye belirli sayılarda erişebilirsiniz. Dijital ortamda ise fiziksel sınırlar ortadan kalkmıştır. Özellikle corona sebebiyle değişen müşteri alışkanlıklarını ve sokağa çıkma oranındaki azalmayı hesaba katarsak offline bir şekilde müşterilere ulaşmaya çalışmak oldukça kısıtlı bir kitleyle etkileşime girebileceğiniz anlamına gelir. Bu yüzden yüksek rakamlarda satış hedefleyen her işletme online satış ve pazarlamanın potansiyelinden yararlanmalıdır

Büyüyen Pastadan Payınızı Alın

Corona ile birlikte insanların internette geçirdiği süre ciddi oranda artış gösterdi. Kullanıcıların internetten haber izleme olanları %36, Netflix gibi video izleme mecralarında geçirdikleri zaman %27, mesajlaşma uygulamalarının kullanımı %22 ve sosyal medya platformlarında geçirilen zaman %21 artış gösterdi. Corona tedbirleri kapsamında evlerine kapanan insanlar hayatlarını daha çok online olarak yaşamaya başladı ve bu da kullanıcı alışkanlıklarını ister istemez etkiledi. Ticaret bakanlığı verilerine göre 2020’nin e-ticaret hacmi 2019’un aynı 6 ayına göre %64 artış gösterdi. İnsanlardaki bu değişim ticaretin de yönünü online’a çevirdi ve bu pazar her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bir yükselen değer olarak E-ticaretten siz de payınıza düşeni almak istiyorsanız bir an önce aksiyon alarak online satış ve pazarlamaya adapte olmalısınız.

İş İşten Geçmeden İnternette Markanızı İnşaa Edin

Yapılan araştırmalara  göre Türkiye sanayisi kapasitesinin yalnızca %61,9’luk kısmını kullanabiliyor ve bu oran son 13 yılın en düşük oranı. Tüketicilerin güven endexi de son 16 yılın en düşük rakamına yani %54,9’a geriledi. İhracat rakamları da %18 geriledi ve bu rakam 2008 krizinden bile daha düşük durumda. Pandemi’den önce 90 milyar dolar seviyelerinde olan dolar rezervi nisan ayında 54 milyar dolara kadar düştü. Durum bu kadar iç karartıcı iken uzmanlar bu sürecin en az 1 yıl daha süreceği görüşünde. Buna bir de kalıcı olarak değişecek olan müşteri alışkanlıklarını da eklersek e-ticarete adapte olamayan firmalar için gelecek çok da iç açıcı görünmüyor. 

Yorum Yap